Eskiden tehlikeli değildi.. Kasabadan kente inen, köyden kente gelen yumurtayı ihmal etmezdi..
En ucuz, en hoş hediyeydi..
Doktora mı gittin, bir sepet yumurta..
Avukatın kapısını mı çalman lazım, bir sepet yumurta..
Akrabanı, arkadaşını mı ziyaret edeceksin, bir sepet yumurta..
Köylü toplumuyduk.. Çoğu evde kümes vardı.. Kümesten alırsın, saman dolu sepete koyarsın, taze taze götürüsün..
İster sucuğun üstüne kır, ister menemen yap, ister omlet.. Sevmeyen yok gibidir..
Sucuklu yumurta milli yemektir..
O zaman mektupların sonuna mani yazmak âdetti.. Yumurtasız olur mu? Hiç düşünmeden döşenirdik..
Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma
Unutursan küserim
Mektubumu keserim
Gel zaman git zaman, evler apartman oldu.. Tavuk besleyecek yer kalmadı, haliyle kümesler de yıkıldı..
Civcivler makinelerde büyümeye başladı, yumurtalar saman dolu sepetlerden çıkıp karton kutulara girdi..
Ne eski tadı kaldı, ne kokusu, ne rengi.. Mektup âdeti de bittiği için manisi de unutuldu..
Kimse artık,
Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma,
demez oldu..
Daha da ötesi kimse yanında taşıyamaz hale geldi.. Çünkü silah muamelesi, bıçak muamelesi suç aleti muamelesi yapılmaya başlandı.. Bomba kadar tehlikeli sayıldı..
Üzerinde yakalandın mı yandın.. Hele havaya kaldırdın mı, ayvayı yedin..
Dokuz, on ay oluyor.. Ankara’da bir öğrenci Tarım Bakanı’nın katılma ihtimali olan etkinlikte yumurtayı havya kaldırdı diye, altını çiziyorum..
Attı diye değil havaya kaldırdı diye..
Hem yurttan atıldı hem de devletten aldığı burs kesildi..
Neden mi?
Milli birlik ve beraberlik duygusunu zedelemişti!..
O gün ne oluyor falan demiştik, meğer ucuz atlatmış.. Şanslıymış..
Hapis cezası falan istenmemiş.. İstanbul’da istendi..
Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyaret edeceği gün çantasında üç yumurtayla okula gelen hukuk öğrencisini polis içeri almadı..
Tartışma, itiş kakış arbede derken mahkemelik oldular..
Sonuç; yumurta taşıyan öğrencinin 11 yıla kadar hapsi istendi..
Yumurta deyip geçmeyin.. |