Kolektifler: "Eğitim parasız olana, insanca bir yaşam inşa edilene kadar yumurtaya devam!"


Yazıyı büyüt Yazıyı küçült 23.01.2012

Öğrenci Kolektifleri bir Kolektif üyesinin yumurta taşıdığı gerekçesiyle hakkında açılan davaya dair bir açıklama yaptı. Kolektifler yarın saat 13.00'te Beyazıt Ana Kapı önünde bir basın açıklaması gerçekleştireceğini duyurdu. İşte Öğrenci Kolektifleri'nin yaptığı açıklama


Kolektif Basın Merkezi

 

 

Yine “yumurta”ya açılmış bir dava ile karşı karşıyayız. Yumurtanın önünü kesemeyeceğini anlayan AKP bu kez abartılı bir şekilde, yumurta başına 44 ay gibi uçuk bir ceza talebiyle,kendini aşmış bir şekilde karşımıza çıkıyor.

 

AKP ustalık döneminde kendinden olmayana, muhalefet edene fiili-resmi bir şekilde saldırmaya devam ediyor. Üniversitelerimizde yürüttüğümüz parasız eğitim mücadelemiz, her öğrenci eylemliliği polis saldırısıyla durdurulmak isteniyor, tutuklamalar, soruşturmalar birbirini izliyor. Bu gün muhatap kaldığımız 11 yıllık hapis cezası talebi de bu saldırıların uçuk bir örneği.

 

AKP’nin (A)daleti: Katiller serbest; öğrenciler tutuklu!

 

Demokrasi lafını dilinden düşürmeyen AKP, demokrasinin kendinken olmayana işlemediğini göstermiştir. Katledilişinin 5. yılında Hrant’ın katillerini serbest bırakan AKP adaleti, bir öğrencinin çantasından 3 yumurta çıktı diye 11 yıl hapis istemiyle dava açabilmektedir. Dahası bugün hala 500’ü aşkın öğrenci, gazeteciler, Kürt halkının siyasi temsilcileri kısacası binlerce “AKP’li olmayan” insan hapishanelerdedir. “Yargıda reform” adıyla ard arda paketler açıklayan AKP, reform adı altında adeta operasyon gerçekleştirmektedir. Reformun gerçek adı saldırılar, tutuklamalar, operasyonlar, soruşturmalardır.

 

 

Yumurta korkusu bakidir!

 

Bugün 11 yıl hapis istemiyle açılan dava da bir örnektir. Ancak “yumurta”nın AKP için ayrı bir anlamı var. Neredeyse yumurtayı tatmayan AKP’li kalmadı denebilir. Bu ceza talebi, bir korkutma çabası, bir gözdağıdır. Defalarca belirttiğimiz gibi, yumurta atmak bir protesto eylemidir ve bu anlamıyla demokratik bir haktır. Bu nedenle bu gibi cezalarla, demokratik hakkımızdan vazgeçecek değiliz. Defalarca uyarmıştık ve uyarmaya devam ediyoruz: AKP temsilcileri üniversitelerimize gelmeye devam ettikçe, biz de yumurta atmaya devam edeceğiz. Öyle görünüyor ki AKP’de Kolektifçilerle uğraşmaya devam edecek. 2 yıl önce Tayip Erdoğan protestosu nedeniyle 18 öğrenciye verilen 15 ay hapis cezası, Ankara’da  yumurtanın Egemen Bağış’ın ceketini kirlettiği gerekçesiyle 2 yıl 4 ay hapis istemiyle açılan dava, yine Ankara’da Burhan Kuzu’ya yumurta attığı gerekçesiyle, 4 yıla kadar hapis istemiyle 13 öğrenciye açılan dava, Eskişehir'de Haşim Kılıç'a atılan yumurtaya verilen 7bin lira para cezası örneklerden yalnızca birkaçıdır.

 

 

“Gül” gibi demokrasi!

 

Olay gününe gelecek olursak.: Abdullah Gül'ün İstanbul Üniversitesi'ne geldiği 14 Aralık 2011 tarihinde üniversite çevresi polis tarafından ablukaya alınmıştı. Sabah saatlerinde "şüpheli" olarak iki öğrenci gözaltına alınmış ve gün içerisinde gözaltı sayısı 12'ye ulaşmıştı. İstanbul Üniversitesi'nde derslerin iptal edilmesi ve okul çevresinin "öğrencisizleştirilmesine" rağmen Abdullah Gül de yumurtadan kaçamamış ve arabası yumurtalanmıştı. 

 

Artık ne Başbakan, ne bakanlar ne de Cumhurbaşkanı üniversitelere  ellerini kollarını sallayarak gelememektedir. Koruma orduları eşliğinde, üniversitelere çevik kuvvet ekiplerinin doldurulduğu, öğrencilerin daha okul yollarındayken göz altına alındığı bir atmosferde, tabiri caizse “acizlik”le üniversitelerimizi ziyaret etmeye çalışmaktalar. Abdullah Gül, cumhurbaşkanı sıfatıyla, iktidar çevresinin en “ılımlı, uzlaşmacı, demokrasi yanlısı” ismiyken, ne hikmetse o da öğrencilere söz vermek şöyle dursun, salona alınmasına müsaade etmemiş, aksine öğrenciler gözaltına alınmış, 1 Kolektifçi arkadaşımız da atma ihtimaliyle çantasında bulundurduğu yumurtalar nedeniyle hapis cezası istemiyle yargılanmaktadır. Ne diyelim: “GÜL gibi demokrasi!

 

Eğitim parasız olana, insanca bir yaşam inşa edilene kadar yumurtaya devam!

 

Bugün AKP’nin korkusu boşuna değildir. Öğrenci Kolektifleri olarak, tekrar ediyoruz, parasız eğitim hakkımızı kazanana kadar; bu topraklarda bütün halklar için eşit, insanca, onurlu ve güvenceli yaşama hakkı sağlanana kadar; tüm bunların sorumlusu AKP’den yumurtalarımızla hesap sormaya devam edeceğiz.