Anayasa paketinde sermayenin önünü açan değişiklik: Yerindelik Denetimi


Yazıyı büyüt Yazıyı küçült 03.09.2010

Ülkemiz 12 Eylül anayasa referandumuna doğru hızla ilerliyor. Siyasetin vatandaşa basın ve medya yoluyla “gösterilen” yüzünde özellikle Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki laf dalaşları var. Anayasa değişiklik paketinde aslında nelerin oylanacağı ise soyut birkaç sözle geçiştiriliyor. Özgürlük, eşitlik ve demokrasi lafları havalarda uçuşuyor. Özellikle Tayyip Erdoğan sürekli mağdur rolleri oynayarak ve üst perdeden yaptığı konuşmalarında “üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçmeyi” vaat ediyor. Peki getirmeyi planladıkları hukukun üstünlüğü kimler için? Öğrenci Kolektifleri olarak sitemizde daha önce yayınlanan yazılarımızda referanduma neden “Hayır” dediğimizi ayrıntılı olarak anlatmıştık. Bu yazıda özellikle değiştirilmesi planlanan 125.madde ve “yerindelik denetimi” üzerinde duracağız.

 

Kolektif Basın Merkezi

 

Anayasa değişikliği paketi, sermaye saldırılarının önünü açıyor

 

AKP iktidarı büyük bir aymazlıkla halkın elinde ne varsa sermayeye peşkeş çekiyor, ülkemizin tüm kaynaklarını talan ediyor. Halkımız derelerinin üzerine kurulmaya çalışılan hidroelektrik santral (HES) projelerine, siyanürcü şirketlere, kentsel dönüşüm projeleri adı altında evlerini ellerinden almaya çalışan rantçılara, iş güvencesinin yok olmasına, fahiş ulaşım zamlarına karşı çıkıyor. Halk insanca yaşam hakkına sahip çıkıyor. AKP’nin ve sermayenin saldırılarına fiili olarak direniyor. bu saldırılar karşısında doğrudan direnişini sürdüren insanlar, bir yandan da açtığı davalarla AKP’yi durduruyor. Açılan bir çok davada, mahkemeler “yerindelik denetimi” yaparak; “kamu yararı” ve “sosyal adalet” gibi gerekçelerle ihaleleri, zam uygulamalarını, hidroelektrik santral projelerini iptal ediyor. İşte AKP’nin en büyük kuyruk acılarından biri burada ortaya çıkıyor. Sermayenin taleplerine anında cevap veremeyen, babalar gibi satamayan Erdoğan çileden çıkıyor.

 

Çünkü, mahkemeler kamu yararı ve sosyal adalet ilkelerine dayanarak verdiği kararlarla, AKP iktidarının yağma ve talan üzerine inşa edilmiş piyasacı uygulamalarının hızını kesiyor.Yani bir bakıma, ayak bağı oluyor. Halihazırda, ülkemizin dört bir yanında yapılmak istenen hidroelektrik santral projelerine dair bir çok iptal kararına da dayanak olarak kullanılan “yerindelik denetimi” yasağını anayasaya koymak isteyen AKP, böylece bu ayak bağından da kurtulmuş olacak. (bu duruma güzel bir örnek olarak özelleştirmelerde yargı engeli son buluyor diyerek Sabah Gazetesi'nin yaptığı haber)

 

Anayasa paketinin 125. Maddesinde yapılacak değişiklikle "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.” ibaresi konularak sermayeye bütün kapılar ardına kadar açılıyor. AKP mahkemelerin kamu yararını ve sosyal adaleti gerekçe göstermesini engelliyor. Anayasa paketindeki tüm diğer başlıklardan tek başına daha önemli olan bu madde hepimizi doğrudan ilgilendiriyor. İnsanca yaşam hakkımız, sermayenin “vicdanına” teslim ediliyor!  

 

Yaşam hakkımıza sahip çıkmak için, HAYIR!

Bizler;

-Suyumuza, ormanlarımıza, doğamıza yani çevre ve yaşam hakkımıza sahip çıkmak için,

-Kentsel dönüşüm projeleri kapsamında barınma hakkımıza göz dikenleri durdurmak için,

-Ulaşımda yapılan keyfi zamları engellemek ve ulaşım hakkına sahip çıkmak için,

-Halkımızın vergileriyle kurulan kamu tesislerinin yok pahasına satılmasına,

-AKP’nin bakanlarının Belediye başkanlarının keyfine göre yönetilmeye ,

-Güvencesizleştirilen işçilere, kamu çalışanlarına sahip çıkmak için,

HAYIR diyoruz!