
Bursa'da bu yıl ikincisi düzenlenen "Okumuş İnsan Halkın Yanındadır" kampanyası bir aydır süren derslerin ardından ailelerin ve mahallelilerin katılımıyla yapılan şenlikle son buldu.
www.kolektifler.net / Bursa
Okulları tatil olmasına rağmen, çocuklarla beraber üretmek ve öğrenmek için memleketlerine dönmeyen üniversiteliler Görükle köyündeki çocuklarla dolu dolu bir ay geçirdiler.
Bir ay boyunca neler oldu?
Tatillerinde internet kafelerden çıkmayan oyun bağımlısı olan çocuklar, satranç öğrenip kendilerini geliştirerek eğlenme yolunu seçtiler.
Televizyonlarda herkesin 5 yıldızlı otellerde tatil yaptığını gören fakat henüz yüzmeyi öğrenme fırsatı dahi bulamamış çocuklar, her haftasonu havuza gittiler, üniversiteli abileri onların yüzme hocaları oldu ve tüm çocuklar yüzme öğrendi.
Birbirlerine "kürt" kelimesini hakaret olarak kullanan çocuklar "yeniden kardeşleştiler" ve birarada yaşayıp üretmenin değerini anladılar.
Okumuş insan halkın yanındadır kampanyası başlamadan önce tüm yaz süren kuran kursuna giden çocuklar, eğlenceli bilim dersiyle özgürce öğrenmeyi ve dünyayı düşünerek anlamaya çalışmayı kuran kursuna tercih ettiler.
Ortaokula geçmiş olmasına rağmen köyün eğitim koşullarından kaynaklı henüz okuma yazmakta zorlanan çocuklar, bir ay boyunca türkçe ve matematik dersi görerek eksiklerini kapattılar.
Aynı köyde yaşamalarına rağmen birbirlerini tanımayan çocuklar arkadaş, karşı cins olduğu için halayda el ele tutuşmayan çocuklar aşık oldu.
Çocuklar kendi koydukları sınıf kurallarıyla eğitimin nasıl olması gerektiğini üniversitelilere anlattılar.
Diksiyon ve tiyatro eğitimi sonunda iki tiyatro oyunu çıkarıldı ve şenlikte sergiledi.
Pastel boyalarını birbirlerine vermeyen çocuklar aynı resim kağıdına hep beraber resim yapmayı öğrenerek paylaşmayı öğrendiler.
Müziğin de kolektif bir biçimde yapıldığında güzel olduğunu anlayan çocuklar koro kurdular ve şenlikte üç parça seslendirdiler.
Halkoyunları dersinde omuzdan tuttular birbirlerini halaya kattılar kardeşlerini. Yuh yuh dediler soyanlara, dik oynadılar hemşin horonda.
Öğle aralarında yemek getirdiler öğretmenlerine, ben doydum sen de doy dediler.
Çocuklarda görülen şiddet ve küfür kullanımının ardından bir veli toplantısı yapıldı. Aileler ve üniversiteliler çocukların problemlerini beraber çözmeye çalıştılar. Köyde kavgalı olan aileler bu toplantı aracılığıyla birbirleriyle diyaloglarını geliştirdiler.
Yaz okulu sonunda yapılacak olan görükledeki şenliğin duyurusu köyün megafonlarıyla tüm Görükle'ye duyuruldu. Dün akşam (26 Ağustos) Görükle'de mavi balon tiyatro salonundaki şenliğe tüm aileler ve mahalleliler geldi.
Şenliğin açılışında bir Öğrenci Kolektifleri'nden bir üniversiteli şunları söyledi: "Biz üniversiteliler Görükle'de misafir değiliz, aramızda memleketin her bir yanından arkadaşlarımız var. Ama biz şunu söylüyoruz biz bu köyde misafir değiliz, ev sahibiyiz. Bu köyün sorunları bizim de sorunlarımız, bu köyün çocukları bizim de çocuklarımız. Biliyoruz birçoğunuzun gözünde üniversiteliler, bu yerleşkeye gelip buranın yerlilerinin huzurunu kaçıran, sürekli gürültü yapan, geceleri sarhoş bir biçimde sokaklarda gezip sapıtan tiplerdir. Ama biz istedik ki bizim gibi üniversitelilerin de olduğunu görün, istedik ki üniversitelilerin tek görevinin okula gitmek olmadığını görün, üniversitelilerin halkın yanında olduğunu ve onlar için mücadele ettiğini görün.....
Bizler Öğrenci Kolektifleri olarak diyoruz ki eğitim parasız olmalıdır. Ve bunun için üniversitelerimizde mücadele veriyoruz. Bu kampanyayı gerçekleştirirken de parasız eğitimin mümkünatını göstermek istedik. Birarada yaşamı ve beraber üreterek öğrenmenin önemini çocuklara kavratmak istedik. Öğrenci kolektifleri olarak halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
Açılış konuşmasının ardından çocuklar hazırladıkları iki tiyatro oyununu sergilediler. Sonrasında bir üniversiteli Nazım Hikmet'in "Dünyayı verelim çocuklara" adlı şiirini okudu. Ardından çocuklar oluşturdukları koroyla sahne aldılar ve güzel günler göreceğiz çocuklar, bir dünya bırakın biz çocuklara ve haydi çiftetelliye şarkılarını söylediler. Sahneye çıkan bir üniversiteli Rıfat Ilgaz'ın "Sınıf" şiirini seslendirdi. Program çocukların halay gösterileriyle devam etti. Selda Bağcan'ın yuh yuh parçasıyla çekilen üç ayak halay ailelerden yoğun alkış aldı. Çocuklar hemşin oynarken oyuna üniversiteliler de dahil oldu ve derslerde olduğu gibi şenlikte de üniversitelilerle çocuklar birlikte eğlendi. Şenliğin sonunda ailelerden kampanya hakkında yorumları alındı ve üniversitelilerden beklediklerinin neler olduğu soruldu. Üniversiteliler, öğrenciler ve aileler çıkışta hatıra fotoğrafları çekilerek dağıldı ve seneye de birarada olma sözü verildi.
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)

|