Hrant'ın Davası Tayyip’in Maskesini Düşürdü


Yazıyı büyüt Yazıyı küçült 26.08.2010

19 0cak 2007'de gazeteci Hrant Dink katledildi. Ama cinayet o öldükten sonra defalarca tekrarlandı. Anayasa değişikliğini evet dedirtmek için sahte gözyaşlarıyla demokrasiden bahseden Tayyip Erdoğan daha bugün cinayette ihmalleri araştırılması gereken MİT mensuplarının soruşturulmasına izin vermedi!

 

KOLEKTİF BASIN MERKEZİ

 

 

Hrant dink cinayetinde AKP'nin örtbas çabaları devam ediyor. Daha önce cinayette rolü olduğu ve ihmali bulunduğu öne sürülen kişiler İçişleri Bakanlığı'nca aklanmıştı. Ne tasadüf ki bu kişiler emniyet içindeki Fetullahçı yapının önde olan isimleri.(1)

 

En başta dediğimiz gibi Hrant Dink aslında bir kere değil defalarca katledildi. İşte 2. cinayette AİHM'e göndörülen savunmada yaşandı. Hrant Dink nazilere benzetildi. AKP tarafından hazırlanan savunmada  Dink’in ‘Türklüğe hakaret’ten yargılanması savunuldu. Dink’i hedefe koyan ve 301. maddeden ceza almasına neden olan yazıyla Agos’u tehdit eden bir kişinin eylemi bir tutuldu. Savunmada bununla da yetinilmedi ve Dink konusunda emsal gösterilen ikinci kişi bir Nazi’ydi. Hrant Dink’in tehditlere ve cinayet planlarının bilinmesine karşın korunmadığı iddialarına yönelik verilen yanıtta da cinayetle ilgili bugüne kadar ortaya çıkan gerçekler hiçe sayıldı: “Dink gerçek ve yakın bir şekilde tehdit edilmiş olsaydı, koruma isterdi.” (2)

 

Ve 3.cinayet bugün yaşandı. Cinayette ihmali olduğu düşünülen ve soruşturulması gereken MİT mensuplarının soruşturulmasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan izin vermedi. Hukuken MİT mensuplarının soruşturulması başbakanın onayına bağlı. Yani Hrant'ı 3. kez de Erdoğan katletti. (3)

 

Hatırlayalım Hrant Dink İstanbul Valiliği'nde tehdit edilmiş ve bunun üzerine katledilmişti. Yani yaşanan bütün süreç göz göre göre oldu. İstihbarat raporlarında daha 1 yıl önceden bu cinayetin olabileceği bildirilmişti.

 

Bugün ülkede anayasa tartışmaları bu kadar yoğunken yaşanan bu olay manidardır. MİT mensuplarının yargı önüne çıkması başbakan eliyle engellenmiş, olay bir kez daha karartılmaya çalışılmıştır. Aslında güncel olan anayasa değişikliğine baktığımızda da AKP'nin hukuki denetimlerden kaçmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Paketteki yerindelik denetimi değişikliği ile AKP hukuken denetlenmeden icraat yapmak istiyor. Yaşanan bu olay da AKP'nin bu anlayışına güzel bir örnek gösteriyor.

 

 

(1)   http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=29231

 

(2)   http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=32085

 

(3)   http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=1015139&Date=23.08.2010&CategoryID=77