Bilim ve Gelecek Dergisi’nin Şubat sayısı bayilerde. Derginin bu sayıdaki kapak konusu “Tanrı Nerede?”
Katolik bilimci Ken Miller, Yaratılışçılarla tartışıyor, onları Tanrı’yı yanlış yerde aramakla ve dine zarar vermekle eleştiriyor. Bunu yaparken, din ile bilimin uyumlu bir biçimde bir arada olabileceği tezini işliyor, “Darwin’in Tanrısına inanıyorum” diyor. Miller’ın makalesiyle tartışan değerli yazarımız Alâeddin Şenel’in düşüncesi ise “din ile bilim uzlaştırılamaz; din ahlak alanını tek başına dolduramaz; dinin felsefe alanında bir şansı olamaz”.
Dergide yer alan diğer yazılar ise şöyle:
Kimyasalların karanlık yüzü 1-Bahar Işık
İnsan yapımı zararlı kimyasalların yaygın kullanımı iyice belgelenmiş olsa da, çok az insan, her gün evde kullandığı tüketim maddelerine bunların katkı olarak konulduğu konusunda bilinçlenmiş durumda. Halılardan perdelere, oyuncaklardan televizyona, bilgisayardan yazıcıya, kozmetiklerden parfümlere kimyasal katkılar modern yaşamın gizli gerçekleridir.
Pythagoras: sayıların filozofu- Afşar Timuçin
Pythagoras önce Büyük Yunanistan’da daha sonra asıl Yunanistan’da hem bilimci bakış açısıyla hem gizemci görüşleriyle büyük ilgi uyandırdı. O hem bir filozoftu hem de bir din adamıydı, bir tarikat önderiydi.
Yer’in yaşına ilişkin Darwin-Kelvin tartışmasından günümüze
Arz’ın merkezinde olup bitenlere dair- Prof. Dr. Renan Pekünlü
Başını Lord Kelvin’in çektiği fizikçiler, yerbilimcilerin ve Darwin’in Evrim kuramının “sınırsız zaman” ilkesine savaş açmışlardı. Darwin’i dahi gerilettiler, ama daha sonra ulaşılan bilimsel gerçekler 19. yüzyılın kötümser fiziğini çürüttü. Günümüzde ise aynı konuda daha farklı bir tartışma var.
Sumer’den Roma’ya ruhban sınıfın maddiyat dünyasıyla bağı
Tarihte tapınak bankacılığı- Erkan Ildız
Sumerlilerden itibaren tapınaklar daima Eski Çağ ekonomilerinde merkezi bir konumda yer almışlar, parasal işlere hükmetmişlerdir. Tapınaklar hem bir güven kurumu olarak, kişi ve kurumların servetlerini emanet ettikleri yerler olmuşlar hem de yapılan önemli miktardaki bağış ve adaklarla büyük servetlere sahip olmuşlardır.
Bilim ve bağnazlık- Prof. Dr. Alper Uraz
Bağnazlığın yaygın olan türleri dincilik ve ırkçılık, tarih boyunca ve geniş bir coğrafya çinde varlıklarını göstermişlerdir. Bilim karşıtlığıysa tümüyle dinsel bağnazlık olarak sergilenmiştir. Günümüzde de canlı örneklerine rastlamaktayız. Bir örnek: “Akıllı Tasarım”.
Türkiye’nin orkideleri- Hasan Torlak
Orkideler Anadolu topraklarında, tavşan topuğu, kelebek, arı selefi, arı çiçeği, kedi gözü, kedi kulağı gibi yerel isimler taşır. Aslında bu isimlendirmelerin nedeni olan benzeşmeler, orkide türleri tarafından tozlaşma ve döllenme amacıyla milyonlarca yıldır geliştirilen, orkidelerin hayvanları taklit etme özelliklerinden kaynaklanır.
And Dağları’nın ardındaki sosyalizm rüyası: Şili- Demircan Pusat
Bir geziden çok kendi tarihini, yitimlerini dünyanın öbür ucunda aramaktır, Türkiye’den Şili’ye gitmek. Çünkü yüreğimizden hissederiz ki ha Mahir’dir alnından vurulan Deniz’ini kurtarmak için, ha bedeni parçalanan Allende’dir halkı için. Türkiye’den Şili bir yürek atımı mesafededir.
Aşikâr 24 Ocak, derin 12 Eylül: Turgut Özal- Cemal Dindar
Özal bu alemden göçeli yıllar oldu. Fakat onun sağladığı rutubet ortamının çocukları, aynı vizyonu ayakta tutmaya devam ediyorlar. Özal, ‘derin 12 Eylül’dür. Baskı aygıtlarıyla uygulanan şiddet bir süre sonra görece asli mecrasına çekilmiş ve işlevini bu derin ideolojik şiddete bırakmıştır.
|